02 May 2011

Hedef büyük, çılgın proje...

Türkiye'de ki çılgın proje yarışından ilham aldım dedim ben de kendi çılgın projemi yapayım.
Hedef büyük nasıl olsa.
Mayıs ayı da geldi yaz ayları kapıda.
Düğünlerin ardından bir terörist haberiyle değişti tüm sayfaların çehresi. Royal düğünde ellerinde çılgınca bayrak sallayan ingilizlere karşın bu defa beyaz saray'ın önünde toplanmış, Usame Bin Ladin'in ölümünü kutlayan amerikalıların resimlerine bakar oldum. Dünya gündemi ne çabuk da değişiyor. Yazılanlara göre Obama düğün esnasında Usame'nin dna eşleşmesinin teyid edilmesi sonucu "justice" için ölüm emrini onaylamış. Justice! acaba justin timberlake ile alakası olabilir mi bu justice'in? kimdir nedir yani?
Gariptir ki hiçbir ölüm gerçek gelmez oldu bana. Tıpkı Elvis'in Michael Jackson ile bir adada yaşadığının haberlerinin gelmesi gibi. politik takılmayacağım işim olmaz politika ile, bu dünyada güç birilerinin elinde sen farkında olsan kaç yazar olmazsan kaç yazar. haa belki hiç bilmemek daha iyi. cehalet mutluluktur tıpkı aldatılmayı görmezden gelerek yaşamanın getirdiği ağır hafiflik gibi.

Benim çılgın projem ne kara parçalarını ayıracak cinsten ne de demokrasi getirecek cinsten.
Benim derdim kendimle.
Bitmek bilmeyen içsel davamı çözmekle.
Kabul edeyim dedim, ettim ama hala acısı var.
Seviyorum sağdakini soldakini, üst katımdan her gün bahçeme sigarasını, otunu yağdıran komşumu. Aynı zaman diliminde aynı vagonda seyahat ediyor işte benimle.
Köpeği var havlamaktan yırtılıyor neredeyse tüm gün tepemde.
Belli başlı gecelerde kronikleşen ses ritmleri ile uyutuyor beni.
Beraber hayatlar yaşıyoruz işte.
Çocukları koşturuyor salonda, bir uçtan bir uca.
Derken tam kahvemi içerken bahçede,
yeşil bir top iniyor tepeme.
Sarı benekleri var üzerinde.
Kızıyorum bir anda,
ama işte çocuk diyorsun en sonunda.
Ey yabancı gelelim sana,
Uzaktasın belki ama,
O kadar yakınsın ki bana.
Sıyrılmak istedikçe ben senden
daha çok batıyorsun sanki bana.
Kabul ediyorum evet
sevmişim işte sonunu görmeyerek...

Ne var işte, sevmek suç mu? herşeyi seviyorum, tombik arıları, minik örümcekleri, önümde sallanan dalları, daha tanımadığım ama tanıyacağım tüm canlıları... çılgın projem ise bir gün gelip bunları söylemek olurdu herhalde, ya da buna benzer şeyleri ondan duymak. bilemiyorum bireyler arası kablosuz iletişim denen şey var ise bu düşüncelerimden nasibini alıyor mudur? bilemiyorum, ama tek bildiğim seviyorum. öyle işte....

1 comment:

small button nose said...

Gulls likes this:)